İş Hukuku · 18 Eylül 2026
Kıdem Tazminatında Zamanaşımı: Yargıtay'ın Güncel Yaklaşımı
Kıdem tazminatı alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Uygulamada uyuşmazlık, sürenin uzunluğundan değil; hangi tarihte başladığından ve hangi işlemlerle kesildiğinden doğar.
Süre hangi tarihte başlar?
Zamanaşımı, kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği — yani fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği veya işçinin işten ayrıldığı — tarihte başlar. İstifa ederek ayrılan işçide bu tarih, istifa dilekçesinin işverene ulaştığı andır; bu nedenle dilekçenin tarihsiz bırakılması sonradan ispat sorununa yol açar.
Ücret, fazla mesai ve yıllık izin alacaklarında ise başlangıç, alacağın muaccel olduğu tarihtir. Kıdem tazminatının bir kısmının ödenmiş olması, kalan kısım bakımından zamanaşımını keser; çünkü kısmi ödeme borcun kabulü anlamına gelir.
Zamanaşımının durması ile kesilmesi arasındaki fark
Dava açılması, icra takibi başlatılması ve borçlunun borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser; süre, kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar. İş uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olduğundan, arabuluculuk sürecinin zamanaşımına etkisi dosyanın ilk gününde değerlendirilmelidir.
Zamanaşımının durması ise süreyi baştan başlatmaz; durma sebebi ortadan kalktığında süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu ayrım, işverenin konkordato veya iflas sürecine girdiği dosyalarda belirleyici olur.
Uygulamada en sık yapılan üç hata
Birincisi, alacağın dava dilekçesinde düşük gösterilip ıslah yoluyla artırılmasıdır; bu yol faiz başlangıcını ve harç yükünü müvekkil aleyhine değiştirir. İkincisi, ücretin bir kısmının banka dışı ödendiği iddiasının tanık dışında delille desteklenmemesidir. Üçüncüsü, fesih sebebinin yazılı olarak bildirilmemesidir; bu durum ispat yükünü işverene bırakır.
Özet
- Kıdem tazminatında zamanaşımı beş yıldır ve kural olarak fesih tarihinde başlar.
- Kısmi ödeme, kalan alacak bakımından zamanaşımını keser.
- Arabuluculuk aşaması, sürenin hesaplanmasında ayrıca değerlendirilir.
- Alacak kalemleri dava dilekçesinde eksiksiz gösterilmelidir.
Not: Bu yazı yayın tarihindeki mevzuat ve yargı uygulaması esas alınarak hazırlanmıştır. Sonraki değişiklikler içeriği farklılaştırabilir; somut olayda avukat görüşü alınmalıdır.
Yasal bilgilendirme: Bu metin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'na uygun olarak, reklam amacı güdülmeksizin genel bilgilendirme için yayımlanmıştır. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
Ön görüşme
Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Talebinizi kısaca iletin; büro müdürümüz aynı iş günü içinde dönüş yaparak görüşme kapsamını, süresini ve ücretini yazılı olarak paylaşır.